28 Ağustos 2026 Cuma

BİR KELİME = BALA/BALÂ




Bala : 1. (isim, ağızlardan) ► Yavru.

"Ağlama ceylan balası / Sızlama ceylan balası / Gider gözün karası" - Halk türküsü

2. (isim, ağızlardan) ► Çocuk.

~ ~ ~ ~ ~

Balâ : (isim, özel) Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

* * * * *

Kelime Kökeni : (Bala)

Eski Türkçe bala “kuş ve hayvan yavrusu” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük çocuk dili bir sözcükten türetilmiştir.

Ek açıklama : Karş. balaban¹ “kuş yavrusu”, baldız “yaşça küçük akraba”. Nihai kökeni abla veya bilibili gibi çocuk dilinden alınmış olmalıdır.

Bu kelimeyle ilintisi olanlar : malak

Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

Eski Türkçe [Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bala [[kuş yavrusu; benzer şekilde vahşi hayvanların yavrusu için de kullanılabilir.]] (...) [[Bir adama işlerinde yardım eden kişi, çırak.]]

* * * * *

Kelime Kökeni : Balâ

Farsça bālā veya vālā بالا “yüksek, üst” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Orta Farsça bālişt “en yüksek” sözcüğü ile eş kökenlidir. Orta Farsça sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen bardişta- sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Avestaca aynı anlama gelen barzişta- sözcüğü ile eş kökenlidir.

Ek açıklama : Avestaca /rz/ ≈ Eski Farsça /rd/ > Farsça /l/ evrimi tipiktir. Karş. Kürtçe (Kurmanci) berz. Ermenice partsr բարցր “yüksek” ve parts բարց “yastık” Partçadan alıntıdır.

Bu kelimeyle ilintisi olanlar : berzah, bülent, valâ


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
zīr ü bālā yirleri [alt ve üstte yerleri] bellü beyān





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, Pinterest' ten alıntıdır.




24 Ağustos 2026 Pazartesi

BİR KELİME = FAUNA




Fauna : (isim, hayvan bilimi, Latince) ► (*)Direy.

(*) Direy : 1. (isim, hayvan bilimi) Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü; fauna.

2. (isim) Bu hayvanların tanımını yapan eser.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Yeni Latince fauna “biyolojide hayvanlar alemi” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince fauna “hayvanlar, davar” sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Latince faunus “mitolojide hayvanlar tanrısı” özel isminin çoğuludur. Bu özel isim Latince fauere “bereket vermek, bereketli olmak” fiilinden türetilmiştir.

Ek açıklama : Latince fauor/favor “bereket, nimet” aynı kökten gelir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[yayın başlığı, 1939]
Sivas vilayetinin Miosen devrine ait faunası: MTA Enstitüsü Yayını

[Özön, Türkçe-Yabancı Kelimeler Sözlüğü, 1961]
fauna: Belli bir bölgenin hayvanlarının tümü.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-


not: görsel, pinterest.com' dan alıntıdır.



21 Ağustos 2026 Cuma

BİR KELİME = HÖDÜK




Hödük : 1. (sıfat, argo) Görgüsüz, kaba, anlayışı kıt (kimse).

"Bazısı zarif ve gösterişli insanlar gibi hazır ve yerli yerinde duruyor, bazısı hödük insanlar gibi küt bir eda ile kalıyordu." - Abdülhak Şinasi Hisar

2. (sıfat, argo, ağızlardan) Korkak, ürkek (kimse).

* * * * *

Kelime Kökeni :

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

“kabalık” [Lugat-i Halimi, 1477]
ḫedūk [Fa.]: Oldur ki Türk dilinde hüdük dėrler. Bir kişi yoldaşını üşendürse baŋa hüdük vėrme dėr.

[Deşişî Mehmed Ef., Et-Tuhfetu's-Seniyye, 1580]
Türkīde bir kimse yoldaşını üşendirse 'baŋa hödük virme' dir

“kaba” [Ahmed Vefik Paşa, Lehce-i Osmani, 1876]
hödük هودوك: Kaba, ahmak, gabî, köylü, ümmî, rustâî.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-



not: görsel, dictionary.langeek.co' dan alıntıdır.